FETİH 1453 FİLMİ SABAH GAZETESİ YAZARINDAN TAM NOT ALDI!..
editor // 22 Şubat 2012 // 0 yorum // kategori: MEDYA
Fatih Aksoy’un yapımcılığını yaptığı Fetih 1453 filmi birçok tartışmaları da beraberinde getirirken olumlu eleştiriler de alıyor..
İşte Sabah Gazetesi yazarı Necati Y. Barcın’ın Fetih 1453 filmi ile ilgili o yazısı..
Fatih’in Fethi!
Bu aralar Fetih 1453′den başka bir film konuşulmuyor. Cumartesi gününe bilet bulamadım bir türlü, birkaç tane AVM gezdim, biletler tükenmiş hepsinde, ancak Pazar günü izleyebildim.
İzleyenlerin hiç birinden olumsuz tepki duymadığım için doğal olarak çok merak etmiştim. Hem bütçesi, hem de figüranları açısından sinemamızda rekor kırmış olan bu filmi; oyunculuk açısından eleştirmemi beklemeyin benden.
Benim hoşuma giden en önemli sahne, Ulubatlı Hasan’ın bayrağı İstanbul surlarına dikeceğini bilmemize rağmen, gereken heyecanı uyandırmasıydı!
Peygamberimizin bu fethi yapacak komutan ile ilgili sözü, filmin içinde birkaç kere geçiyor. Ayrıca Anadolu ve Rumeli topraklarının arasında kalan Konstantinapol, Osmanlı devleti için fethedilmesi şart olan bir şehir haline geliyor.
Bunun dışında kostümler bence şık ve ilginçti, devrin ruhunu yansıtıyor muydu bilmiyorum ancak benim ilgimi çekti. Savaş sahnelerine gelince bir “300 Spartalı” değildi tabii ancak mantıksız ve uçar kaçar da değildi.
Müzikleri coşkulu ve bir tarihi filmde olması gerektiği gibiydi. Ama ben mehter takımının daha fazla yer almasını beklerdim.
Fatih Sultan Mehmet Han’ı sanki kişisel hırsı yüzünden bu Fethi yapmalıymış gibi gösteriyor bir ara film, ancak bu Fethin önemi o kadar büyük ki, hırs gölgede kalıyor.
Bu hırs kişisel olmaktan ziyade devletin devamlılığı için ve Osmanlı Hanedanı’nın imparatorluk olabilmesi için olmalı aslında. Tarihteki bütün önemli şahsiyetlerin de ortak özelliği hırslı ve başkalarının hayal edemeyeceklerini yapmaları değil mi?
Önce gemilerinin batırılması sonrasında denize atını sürmesi ve buna çözüm olarak gemilerin karadan yürütülmesi, bu hırsın ve adanmışlığın eseri…
Bu tarz filmlerde hep orduya yapılan konuşmalar çok önemlidir. Benim hatırladığım “Braveheart” filminde William Wallace orduya bir konuşma yapıyor ve hem orduyu hem de izleyiciyi havaya sokuyor, coşku veriyordu.
Aynısını hatta daha fazlasını (muhtemelen tüm ordu beraber namaz kıldığı için) bu filmde de gördüm!
Babasının kendisine göstermediği sevgi ve ilgiyi Fatih Sultan Mehmet, oğluna gösteriyor ve bu durum filmde özellikle işleniyor.
Ulubatlı Hasan’ın aşkı ise bence dozunda işlenmiş ve erotizme kaçmadan seviyeli bir biçimde verilmiş. Bir çok kişi, Ulubatlı böyle bir şey yapmaz diyecektir ancak neticede bu bir senaryo ve kurgu meselesi. Ayrıca bunun olamayacağının garantisini kimse veremez.
Fatih’in İstanbul’a girdikten sonra Ayasofya’ya sığınmış olan Hristiyan şehir halkına verdiği güveni ve sözleri tarihte de tüm torunları tuttu, İslam dışında herhangi bir dinin mensupları, sadece İstanbulda değil, Anadolu’nun her yerinde güvenle yaşadılar.
Film hakkında son sözüm ise Hristiyan aleminin bu filme alınmasına! Niye alınıyorlar ki? Onlar İslam’ı yıllarca öcü gibi gösterdiler, dinini yaşamak isteyen samimi Müslümanları terörist diye nitelediler, biz gerçeklerle ilgili film yapınca niye bu kadar tepki gösterdiler?
Kısacası bence bu filmi izlemek lazım. İskoçyalılar tüm tarihleri boyunca İngilizlere bir kez başkaldırmışlar, o da film yapıldı ve tüm dünya bayılarak izledi!
NECATİ Y. BARCIN – SABAH
Etiketler: fetih 1453 > necati y. barcın







