YÜCE TÜRK MİLLETİNİN %50 OYU DA BORU MU?..
editor // 8 Ocak 2012 // 0 yorum // kategori: MEDYA
İlker Başbuğ tutuklanıp ceza evine gönderilirken adliye önünde bekleyen basın mensuplarına “Türkiye Cumhuriyeti 26.
İçimden şöyle düşündüm; ?Bu ülkede yüce milletin takdir ve oylarının %53?ünü almış koskoca Başbakan darbe ile indirilerek suçsuz yere eften püften gerekçelerle suçlanıp, aşağılanarak idam edildi.. Eski bir Genelkurmay Başkanı?nın yargılanması neden enteresan olsun?.. Milletin takdiri ile seçilmiş Başbakanlar, koltuklarından indirilerek idam edilebiliyorsa, Başbakanların emirlerini yerine getirmekle yükümlü devlet memuru statüsündeki eski bir Genelkurmay Başkanı neden yargılanamasın?..?
Ne acıdır ki ülkeyi iç ve dış düşmanlardan korumakla yükümlü Türk Silahlı Kuvvetlerin en tepesinde görev yapmış birisi; ‘Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme’ ve ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme’ gerekçesi ile tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir..
Halkın yarısı tarafından Türkiye?yi yönetme görevi verilen bir hükümeti ‘ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek‘ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un, takdiri yüce Türk milletine bırakması sizce de trajikomik değil midir?..
Yüce milletin takdirini bekleyenlerin önce o milletin iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini öğrenmeleri gerekmez mi?.. Hele ki bu, maaşını o milletin vergileri ile alan bir devlet memuru ise..
Şimdi irtica ile eylem planları için ?Kağıt parçası?, lav silahları için de ?Boru? ifadeleri kullanan İlker Başbuğ?a sormazlar mı?; YÜCE TÜRK MİLLETİNİN, ORTADAN KALDIRMAKLA SUÇLANDIĞIN HÜKÜMETİ KURMA GÖREVİNİ VERDİĞİ %50 OYLUK TAKDİRİ BORU MU, DEĞİL Mİ? diye!..
Detayına inilmesi gereken bir başka nokta ise, İlker Başbuğ’un tutuklandıktan sonra yaptığı açıklamada ?Terör örgütü kurmak ve yönetmek iddiası bana verilebilecek en büyük cezadır? şeklideki ifadesi..
Gerçekten de bu ülke için canını hiçe saymış, tırnaklarıyla kazıyarak mesleki kariyerinde gelebileceği en üst noktaya ulaşmış birisi için bu suçlama kendisine verilebilecek en büyük cezadır..
Ancak, altını da özellikte çizmekte fayda gördüğüm bir husus daha var..
Türk Silahlı Kuvvetleri yıllardır olmayan irticayı bir tehdit gibi gösterip, irtica ile mücadeleye harcadığı enerjinin %10′unu PKK gibi onbinlerce vatan evladının katleden hainleri bulmaya ayırmış olsaydı, şimdi ülkede ne terör, ne de evlatlarını hayatlarının baharında toprağa vermiş gözü yaşlı anneler olurdu..
Bu güne kadar ülkenin %99′u Müslüman olduğu palavralarıyla uyutulup, eşinin başörtüsünden, alnının secdeye değmesinden dolayı binlerce personeli “İrticai Faaliyetler İçerisinde Bulunduğu” gerekçesiyle ihraç eden bir ordunun kararları da tartışılmazdı..
Son günlerde yaşanan gelişmelerden çıkan tek bir sonuç var..
Ben şahsen Türkiye?de demokratikleşme adına en büyük adımların atıldığı bir döneme şahitlik ettiğimizi düşünüyor ve bunu da yüce Türk milletinin bir ferdi olarak takdirle karşıladığımı belirtmek istiyorum..
Davanın sonucunda en adil kararı verecek olan mercii tabii ki de yüce yargıdır.. İlker Başbuğ eğer suçlu ise hak ettiği cezayı elbette bulacaktır..
Suçsuzsa da beraat edecek, üzerine giydirilen bu kara gömleği çıkararak aklanacaktır..
Canımı sıkan tek şey, Türkiye’nin en büyük güvencelerinden birisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, halkın iradesini bir kenara ittiği iddia edilen bu tip ithamlarla itibarının yerlerde süründürülmesidir..
Yazara ulaşmak için: tahahazar@derinmedya.com
Etiketler: taha hazar







